soru/23-eylul-2012-kpss-ortaogretim-sorulari-ve-cevaplari-8749 Taekwondo Federasyonu eski başkan Cengiz Yağız, 14 Ekim'de yapılacak olan başkanlık seçimine şaibe ve Spor Genel Müdürlüğü bürokrasisinin baskı ve tehditlerinin damgasını vurduğunu söyledi.Başkanlık yarışına iddialı hazırlanan Cengiz Yağız yaptığı yazılı açıklamada...
Taekwondo Federasyonu eski başkan Cengiz Yağız, 14 Ekim'de yapılacak olan başkanlık seçimine şaibe ve Spor Genel Müdürlüğü bürokrasisinin baskı ve tehditlerinin damgasını vurduğunu söyledi.

Başkanlık yarışına iddialı hazırlanan Cengiz Yağız yaptığı yazılı açıklamada gelecekle ilgili hedeflerini anlatırken, kadrosunun da bu büyük yarış için hazır olduğunu söyledi. Yağız'ın yaptığı yazılı basın bildirisinde, "Kanun ve bu kanuna bağlı olarak hazırlanmış bağımsız federasyonlar yönetmeliği gereği olimpiyatların bitiminden hemen sonra en geç 3 ay içerisinde federasyon seçimleri yapılmak zorunda. Bunun için, 14 Ekim 2012 tarihinde Taekwondo Federasyonu seçimleri de yapılacaktır." ifadelerine yer verilirken şu görüşler yer aldı:

"Her zaman olduğu gibi yine seçimlere şaibe ve Spor Genel Müdürlüğü bürokrasisinin baskı ve tehditleri damgasını vurmuştur. Federasyonlar özerkleştiğinden buyana 3 olimpiyat geçmiş, birçok federasyonun yönetimi bu baskı ve tehditler sayesinde 3 olimpiyatta da seçilerek görevde olmalarına rağmen Türk sporumuzun başarısız durumu kamuoyunun gözü önündedir. 3 olimpiyattır yaşanan başarısızlık ortadayken mevcut Spor Genel Müdürlüğü bazı federasyonları tekrar seçimlerde kazandırabilmek için elinden gelen bütün baskıları il müdürlüklerine ve il müdürlükleri aracılığıyla da kulüp ve delegelere yapmaktadırlar.

Bunun en çarpıcı örneğini şahsımın da aday olduğu Taekwondo Federasyonu seçimlerinde de yaşamaktayız. Şahsıma aday olabilmem için adaylık teklif dilekçesi veren ve dolayısıyla oy verecekleri bilinen delegelerimize Genel Müdürlük ve il müdürlükleri aracılığıyla açık tehdit ve baskılar yapılmaktadır. Bu iddialarımı Genel müdürlükten başlayarak il müdürleri ve baskı yaptıkları delegelere kadar ispatlamaya hazırım.

Ben inanıyorum ki Spor Bakanımız sayın Suat Kılıç, müsteşar ve müsteşar yardımcıları bu olup bitenlerden haberdar değildirler. Ben daha önce Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında final yapmış, iki dönem federasyon başkanlığı yapmış eski bir sporcu ve idareci olarak basın aracılığıyla çağrı yapıyor, sesimin duyulmasını ve bir an önce Spor Bakanımız Suat Kılıç’ın bu yapılan, demokratik olmayan Spor Genel Müdürlüğü bürokrasisinin baskılarına el koymasını umut ediyorum. Muhatap alınmam durumunda baskıları yapan kurum ve kuruluşları, kişileri, baskı yapılan il müdürleri ve delegeleri ispatlamaya hazırım."

FEDERASYONLARIN SEÇİMLERİ BİR TİYATROYA DÖNÜŞTÜ

Federasyonların özerkliğindeki amacın daha demokratik bir yapıya kavuşmaları ve kendi kendilerini yönetebilmeleri olduğunu da belirten Cengiz Yağız, "Ancak gelinen nokta da her seçim dönemi öncesi çıkarılan yönetmeliklerle federasyonlarımızın genel kurulları tamamen bir tiyatroya dönüştürülmüştür." diyerek şu ifadelere yer verdi:

"Örneğin olimpiyat, dünya şampiyonları bile oy kullanamazken elliye yakın genel müdürlük bürokratları altmışa yakın federasyonda oy kullanmaktadır. Bir o kadar da gençlik spor kulübü delegeleri bir de buna parayı ben veriyorum ben ne istersem o olur mantığı ile hareket eden bürokratlarda devreye girince özerk, bağımsız federasyon seçim ve yönetimi lafı boşta kalmış olmuyor mu? Bu şartlarda insanları delege adı altında Ankara’ya toplayıp da bu sözüm ona seçim tiyatrosunu oynatmaya ne gerek var.

Seçim sisteminin ve özerkliğin getirmiş olduğu sakatlık ve imkanları art niyetli olarak kullanan Taekwondo Federasyonu seçimlerin yapılacağı bu dönemde delegelere baskı kurarak ve oy pazarlığı yaparak Balkan şampiyonası adı altında iki otobüs dolusu yaklaşık otuz antrenör ve altmış sporcuyu otobüslere itiş kalkış doldurarak spor tarihinde belkide ilk olacak şekilde, adeta insan kaçakçılığı yapar gibi Bosna’ya götürmüştür.

Bu kafile öyle bir kafiledir ki içerisinde on dört yaş ile kırk yaş arasında olan sporcu ve antrenörler mevcuttur. Bu sporcuların içerisinde hayatlarında Türkiye şampiyonalarında hatta il şampiyonalarında bile derece yapmamış sporcular vardır. Kafilede baba-oğul, baba-kız antrenör sporcu aileler de vardır. Devletin parasıyla devletin imkanlarını kullanarak oy verme karşılığında bu çirkin lütuf da bulunan federasyon yetkilileri, bu seyahat öncesi kulübü delege olan antrenörleri ve delegeleri arayarak “çocuğunuz kampa gelirken mevcut federasyon başkanı Metin Şahin’i destekleyen adaylık teklifi dilekçelerini de yanlarında getirme” talimatları verilmiştir.

Bunu iddialarımı da isimlerle ispatlayabilirim. Ben sahsım adına, eski bir federasyon başkanı olarak her yaş grubundan iki otobüs dolusu bir kafileyi böyle bir seyahate oy alabilmek için gönderme riskine girmezdim. Acaba hangi spor adamı ve akademisyen bu durumu normal görür? Buna göz yumanlar bu federasyon yetkilileri kadar suçludur. Bu kafile umut tacirliği yapılmış bir kafiledir. Oy alma adına kimi antrenörümüz sözleşmeli devletin antrenörü olmak için, kimi sporcu da burada milli yapılarak üniversitelerin beden eğitimi bölümlerine girebilme sözünü vererek umut tacirliği yapılmıştır.

Böyle daha birçok aksaklıkları ve haksızlıkları sıralayabiliriz. En önemli haksızlık ve adaletsizlik de yine bizim federasyonumuzda yaşanmaktadır. Bir önceki 2008 yılı seçimlerinde oy kullanan delegelerin yarısına yakınının federasyon tarafından usulsüzlük yapıldığı spor genel müdürlüğü müfettişlerince tespit edilmiş ve dava edilmiştir. Bu dava sonucunda da Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi bir önceki 2008 yılı seçimli genel kurulu ve mali genel kurulunu.

Bu genel kurulda alınan tüm kararlarını iptal etmiştir. Bu karar üzerine mevcut federasyon başkanı ve yönetimi görevden el çektirilip, kayyum atanarak seçime gidilmesi gerekirken bu yapılmamış, spor tarihinde bir ilk olacak şekilde yargıtayda onanma aşamasında bekleyen bu karar ortadayken bu başkan ve yönetimiyle tekrar seçime gitmekteyiz. Bu konuları siz basınımızla paylaşıyor yorum ve takdiri kamuoyuna bırakıyorum."

banner80